DÜŞÜNCELERİMİZ

İDARENİN BAŞINA KİM GELİRSE GELSİN KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN GEREKLİLİĞİ BİR ÜLKE POLİTİKASI HALİNE GELMİŞ OLDUĞUNU GÖZÖNÜNE ALARAK

OLAYA SİYASİ PENCEREDEN BAKMADAN PEŞİN HÜKÜMLE İSTEMEYİZ DEMEDEN ŞU SORULARI SORARAK YOLA ÇIKTIK,

RİSKLİ ALAN İLAN EDİLMESİNİN GEREKÇELERİ NEDİR?

6306 sayılı kanunu ve uygulama yönetmeliğine bağlı kalınarak ilan edilmemiş olmasına rağmen kanunda belirtilen incelemelerin yapılması halinde riskli alan tanımına uyabileceğini düşünüyoruz. Riskli binaların yoğunlukta olduğu 15 dönümü geçen alanlar riskli alan ilan edilebilir. Bunu için alan içindeki binaların depreme  dayanıksız olduğunun belirlenmesi haline ilan edilebilir.

EVLERİMİZİN SAĞLAMLIĞINA GÜVENİYORMUYUZ? BİNALARIMIZ STATİĞİ ZEMİN ETÜDÜ YAPILARAKMI HESAPLANDI?

Bu soruyu daire sahiplerine sorduğumuzda % 90 güvenmediği yönünde cevap alındı. Binaların Statik hesaplarının zemin koşullarına göre yapılıp yapılmadığı 1980 ler teknolojisine ve deprem yönetmeliğine göre devletin belirlediği tip proje ile yeterli yapı denetimi olmadan inşa edildiği hususunda şüphelerimiz olup, Dıştan bakıldığında mantolama ile makyajladığımız binalarımızda huzurla oturduğumuz söylenemez. Ancak Binalarımız Çok mu kötü, Hayır. İstanbul İçindeki birçok eski yapıdan daha iyi durumda olduğunu söyleyebiliriz

HAK SAHİPLERİNİN GENEL EĞİLİMİ DÖNÜŞÜMDEN YANA MI?

Hak sahipleri dönüşümden yana ancak idarenin kendilerini mağdur edebileceğini düşünenler de az değil. Güvence istiyorlar. Çünkü evlerini dönüşüme kattıklarında peşin ödeme yapmış oluyorlar.

775 SAYILI KANUN GEREĞİ GECEKONDU ÖNLEME BÖLGESİ OLARAK YAPILAŞMIŞ MAHALLEMİZDEKİ FİİLİ DURUMUNUN İMARA AYKIRILIKLARI VARMI? VARSA BUNLARIN ÇÖZÜMÜNE FIRSAT OLABİLİR Mİ?

Bu yönde bir imar planı hazırlanması için çalışmalara katkı sağlanabilir.

PARSELLERİMİZİN ETRAFINDAKİ YEŞİL ALANLARLA (BAHÇELER)  İLGİLİ İLERİDE OLUŞABİLECEK SAHİPLİK SORUNLARININ ÇÖZÜMLERİ NEDİR?

Şu anda tescil dışı olan bu alanlar İmar kanununa göre hazinenin sayılmaktadır. Ancak mevcut yerleşimin sürdüğü durumda hazine açısından Sıfır değerde olup. Uygulama için Toplam değer hesabında da Sıfır değerle hesaba katılmalı hak sahipliği oranının belirlenmesinde etken olmamalıdır.

İMAR VE YENİDEN YAPILAŞMANIN ŞARTI OLARAK İMAR KANUNUN 18. MADDESİNE GÖRE UYGULAMA YAPILABİLECEK OLAN ALANIMIZDA RESMİ OLARAK İMAR ADALARININ BULUNMAMASI NE GİBİ UYGULAMA ZORLUĞU GETİREBİLİR? BU NEDENLE KAYIPLARIMIZ OLABİLİR Mİ?

Bu konu tartışmaya açık olup idare iyi niyetini gösterip hak sahiplerinin aleyhine bir uygulama içinde olmamalıdır. İmar artışı yapılabilecek olan alanımızda yenilenecek binalarımız için Ek bir bedel ödemek istemiyoruz.

SOSYAL KONUTLARDA MI YOKSA MODERN AKILLI BİNALARDA MI OTURMAK İSTİYORUZ ?

Şu anda oturduğumuz konutlar sosyal konut statüsünde yapılmış olup. Yenilenecek konutların günün şartlarına uygun lüks konutlar olması istenmektedir.

OTOPARK SORUNUNUN VE GÜVENLİK SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNE KATKISI OLURMU?

Taleplerimizden biri de budur.

YEŞİL ALANLARIN NE KADARINI KORUYABİLİRİZ?

Kişi başı yeşil alan miktarı İmar artışı oranına paralel olarak düşecektir. Ancak yinede Avrupa standartlarında olmasını sağlanması için çalışabiliriz.

YENİLEMENİN MAHALLEMİZE GETİRECEĞİ MODERNİZASYON VE DEĞER ARTIŞI NE OLACAK VE BİZE OLAN MADDİ MANEVİ MALİYETİ NEDİR?

Çevremizde oluşan yapılaşmaya bakacak olursak maddi olarak büyük bir artış olacağı görülmektedir. Modern ve güvenlikli bir konut ve mahallede oturmanın verdiği huzur artacak ancak evlerimizin teslimine kadarki sürede maddi manevi bir bedel ödemek zorunda kalabiliriz. Bu da bu işin kaçınılmaz bir maliyetidir. Sonucu iyi olacak bir şey için katlanılabilir.

BU YENİLEMEYİ İDARE ELİYLE DEĞİLDE KENDİMİZ YAPABİLİRMİYİZ?

İDARENİN NİYETİ MADURİYETİMİZE SEBEP OLABİLİR Mİ?

Çok kişinin bir araya gelip bir şeyi başarması zordur. Şu aşamada Apartman yönetimlerinde bile birçok bakış açıları ve anlaşmazlıklar olurken belirli bir zorlamanın olmadığı ortamlarda İnsanların Aynı hedefte kilitlenmesi mümkün olamayacaktır. Herkes ortak paydayı bırakıp Kendi isteklerini öne çıkarmaya çalışacak bu da süreci haddinden fazla uzatacaktır.

Bireyin haklarının ön plana çıkarıldığı Ancak O bireyin Hakkının toplumsal yaşamdan doğduğu ve toplumsal uyumun bu hakların güvencesi olduğu unutularak toplum yararı göz ardı edilmektedir. Bunun içindir ki yaptırım gücü olan Adil bir organizasyon (İdare, Müteahhit, Konut Sahiplerinden oluşan) içinde olunmalıdır. Bu ise konuyu sürdürülebilir halde tutacaktır.

Mağduriyet hissini körükleme eğiliminde olanların önüne ancak güvence verilerek geçilebilir.

BU MADURİYETLER GENELLİKLE DEĞERLEME VE ARSA PAYI HESABINDA OLUŞABİLMEKTEDİR. BUNUN ÖNÜNE NASIL GEÇERİZ.

Değerlemenin Adil bir şekilde yapılması hak sahiplerinin birlikte hareket etmesine ve bu konudaki bilincine bağlıdır.

MAHALLEMİZİN LOKASYONU İTİBARİYLE OLDUĞU GİBİ KALMA LÜKSÜ VARMI? DEĞİŞİMİ İSTEMEMENİN MALİYETİ NEDİR?

Tem ‘im hemen kıyısında olan 3 ilçenin birleşim noktasında buluna yapılmış ve yapılacak Devlet ve özel sektör yatırımlarının  yakınında  bulunan mahallemizin bu gelişime ve değişime ayak diremesi mümkün olmayıp bu konuda büyük düşünmek zorunluluğu vardır.

Aksi takdirde Maddi ve manevi kayıplarımızın biz farkında olmazsak çocuklarımızın hayatını olumsuz etkileriz.Şu anda bile endişe içinde yaşıyor olmanın verdiği huzursuzluk manevi olarak yıpranmaya sebep olmuştur

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir